
Image Courtesy by MIRAMAX Archive

Image Courtesy by MIRAMAX Archive
Günümüzde bir çok uzman kişi tarafından da bir “kaçış edebiyatı” olarak nitelendirilen fantastik edebiyat gerçektende farklı bir “evren algısı ve kurgusu” nun dışavurumu. Yüzüklerin Efendisi’nde Tolkien, I. ve II. Dünya Savaşı esnasında yaşamış olduğu hayatı, gördüklerini tasvir etmiş aslında. Lâkin biz bugün, yazarın içinde bulunduğu psikolojik şartlar ve dönemin sosyal koşullarını değilde, yazarın yarattığı evrende bir detayı kafamıza takmış durumdayız: “Silah Adlandırmak”. Belki size çok basit bir konu gibi gelebilir ancak, fantastik evrenlerde silaha isim vermek hiçte basit bir olay değil. Bir kere bahsi geçen silahlar, kullanan kahramanın geçmişiylede çok alakalı. Sadece silah, kahraman için varolmuyor, kahraman da silah için varoluyor. Farklı bir arkadaşlık öyküsü aslında.
İşin birde kötü tarafı var. Diyelim ki silaha isim verdiniz ancak kendi dilinizde verdiğiniz bu isim, eseriniz tuttuğunda ve kitabınız çok satmaya başladığında bir handikapa dönüşüyor, çünkü bu sever bir yabancı yayınevi gelip, biz bu eseri çok beğendik, bu dünya çapındada çok satar dediklerinde sizde bu sefer: “Bu kitapta geçen savaşçıların adı hadi neyse özel isimde, kılıçların, okların, mızrakların adı ingiliççede ne olcek arkadaş” diye apışık kalıyorsunuz. Eğer siz ingilizce biliyorsanız ne ala kendi yarattığınız evrendeki bu obje isimlerini bir şekilde uydurursunuz ingilizceye, yada en iyisi orijinali kalsın ne diyelim.
