Her zaman kitle imha silahları bir tehdit unsuru olmaz. Kimi zaman, siz çok uzakta olursunuz ancak, kendinize tehdit olarak gördüğünüz ülkenin, sizi, farkında olmadan takip eden kitlesini, istediğiniz şeyleri yok etmeye programlamanız mümkün olur. Biz buna Silah Evreni Literatüründe “Kitle Kontrol Silahı” diyoruz.
Çin’in Yeni Kitle Kontrol Silahı: Tik Tok
- 347 Görüntüleme
- 23 Kasım 2021
- Bilişim İnternet Kitle Kontrolü Komplo Teorisi Silah Sosyal Medya Yaşam Yönetim Zihin Kontrolü
Bugün, en çok silah üreten ülke en fazla “savaş karşıtı” çığırtkanlığı yapıyor, en fazla dünyayı kirleten ülke, “çevre dostu” propagandaların en büyük sponsoru oluyor. Neden ? Çünkü medya, belkide gelmiş geçmiş en güçlü silah olduda o yüzden. İnsanlara, inanmalarını istediğiniz yalanları, birbirinden farklı metotlarla pompaladığınızda bir bakıyorsunuz size, sizin istediğiniz pencereden bakar olmuşlar. Peki, utanmadan dünyaya, yüz yıldan uzun süredir kullandıkları ve son 2, 3 yıldır “yumuşak güç kavram olarak öldü, artık kullanamıyoruz” dedikleri bu yumuşak güç, şu an ne durumda ?

Ben söyleyim, bu yumuşak güç şu an “sosyal medya” adıyla hepimizin telefonlarında geziyor. Bunu bir sniper gibi, nokta atışı yaparak hepimizin cebine koydular. Bakın, eğer instagram ve facebook hesapları varsa, eşlerinizle 10 gün sürecek bir test yapın. Olay çok basit, eğer yapabilirlerse 10 günlüğüne instagramı kaldırsınlar, ondan sonra alışveriş isteklerinin ne kadar azaldığını bir test edin. Sadece eşleriniz değil, bunu instagram kullanıyorsanız sizde yapın. Bakalım neler değişecek ? Bu sadece eşinizin, “Aman Ayşegül şunuda almış bende bunu alayım” dürtüsünün bile ne kadar azaldığını anlamanıza yeterde artar.

Gelelim Tik Tok meselesine, hani herkesin hem “hiç kullanmıyoruz” deyip hemde “mide bulandırıcı” bulduğu, aktif kullanıcı sayısının beşyüz milyondan (yazıyla 500.000.000+) fazla olduğu, sosyal anlamda muazzam tehlikeler barındıran Çin’in kitle kontrol silahı dediğimiz yazılıma. Eski adıyla musical.ly olarak bildiğimiz, daha 3-4 sene önce şu garip yeşil yaratığın “tamatakasita vay vay” diye diye youtube reklamlarından bizi bezdirdiği yazılım bu aslında. Çin, aman, (daha doğrusu rejime bağlı) Çin firmalarından olan ByteDance, 3 sene önce neredeyse 1 milyar $’a yakın bir ücret karşılığında “musical.ly” yazılımını aldı. Bu satın almanın altında yatan asıl gerçek, yazılımın muazzam istatistiklerine erişebilmiş olmaları. Yazılımı “biz almazsak birileri kesin alacak” diye, o dönem için yazılımcılarına çokta güzel bir rakam teklif ederek, sessiz sedasız Çin bünyesine aldılar. Çin bünyesine aldılar diyorum, çünkü Çin’e giren, dışarı çıkması istenmedikten sonra Çin’de kalır. Siz Çin’den bir dijital içerik satın almayı deneyin bakalım neler olacak. Söylediklerimi o zaman çok daha iyi anlayacaksınız.
Şimdi, bu büyük sosyal medya platformlarının, bir görünür amaçları var birde görünmez amaçları, genelde görünür amaçları, insanları, iş hayatının çok yoğun olduğu günümüzde, sanal ortamdada olsa bir araya getirmek ve birbirini gören eş, dostun, arkadaşların biraz olsun yüzünü güldürmek, kan bağışları, satış ilanları gibi içeriklerlede sağlık dayanışması ve ticareti kolaylaştırmak. Tamam bunlar güzel. Ama, örnek vermek gerekirse Mark Zuckerberg’in facebook‘un veritabanını (dijital data içeriği) satışına dair dedikoduları, Cambridge Analytica ile girişilen seçim manipülasyonlarını unutmayalım…
TEŞHİRCİLİK – İFŞALAMA
TikTok’ta yapılan ama yapılmaması gerekirken yapılan, toplum değerlerine aykırı konulardan ilki: Teşhircilik yada diğer adıyla kendini ifşalamak, sosyal medyanında geldiği nokta açısından, konuya, sadece hukuki, sosyal ve psikolojik olarakta değil bir çok disiplinle yaklaşmak ve son derece hassas olmak gerek. Instagram’da yoga yapıyorum ayağına kendini teşhir eden ve ciddi para kazanan!!! kimi ablaların sayfaları ergen erkek kardeşlerimizin annelerinden aldıkları şikayetler neticesinde kapandı. Çünkü amaç, herkesin tahmin ettiği üzere yoga, meditasyon falan değildi. Kişilerin kendini ifşalamasıydı. Ama aynı yoga, televizyondada izlenebilir bir uygulama olan youtube’a yükselince, işin rengi değişti. Demekki insanlar yogayı instagram’da (o küçücük! telefon ekranında) eğitici öğretici bulmuyorlardı. TV ekranında youtube’da FullHD izleyince bir anda herkes yogaya merak sardı.
Aslında burada asıl sorun bu uygulamaların geliştiricilerinde, aldıkları şikayetleri kimi zaman, reklam gelirlerini yüksek tutmak için gözardı etmekteler.
Tik Tok’ta tam bir teşhir cenneti (yada cehennemi mi demeliydik bilemedim) ve kullanıcılarının %75ini 12 – 18 yaş grubu insanlar oluşturuyor. Bir çocuk için, o telefon ekranı her ne kadar tv ekranından farksız görünsede aslında durum gerçekten vahim. TV ekranında komedi filminde gördüğümüz komik bir durum, rol icabı gereği oyuncunun canlandırdığı bir süreç. Ancak TikTok’ta gençler birbirlerini gerçekten küçük düşürme çabasındalar ve bunuda karşıdaki kişiyi ifşalayarak yapıyorlar. Buda küçük düşürülen kişinin psikolojisini çok kötü etkilemekte. Diyelim ki bir genç kardeşimizi, eğitim gördüğü sınıfta şakaladıklarında (küçük düşürdüklerinde) en fazla 30 40 kişi görür ve hepsi arkadaşlarıdır, beşi size gülse beşide yanınızda olur ve size şaka yapan kişiyi engellemeye çalışırlar. Ancak TikTok’ta, hadi şakalandınız tamam, ama milyonlar görüyor, ki durum gerçekten berbat.
EFEKTLER’DE ETİK DEĞER GÖZETİMİ
Instagram, ABD yasalarının hukuki yaptırımları altında çalıştığı için, kullanıcılarının yaş grubunu ve sosyal durumlarını daha fazla gözetmek zorunda. Bu nedenle instagramın yüz tanıma sistemi ile tümleşik çalışan AR (Artırılmış Gerçeklik) ve diğer görsel efektlerde, kullanıcıları, daha güzel ve seksi gösterme konusunda yasalarla kısıtlanmış durumda. (Instagram’ın yüz filtrelerini hazırlayan şirket Spark AR, 2019’da “estetik ameliyatı” arındıran tüm yüz efektlerini kaldırdıklarını açıkladılar.)
- 2 Nisan 2026
Metaverse bir “Hoax” Çıktı – Peki Dijital Paralar ?
- 2 Ekim 2025
Afet Gerçeğimiz ve Yapısal Farkındalığın Önemi
- 17 Nisan 2025
Zigguratlar: Antik Dünyanın Yapay Dağları
- 8 Aralık 2024
