
Kılavuzu Karga Olanın…: Suriye Meclisi’nin Hatay Sevgisi
Suriye Halk Meclisi dün bir açıklama yaptı ve bu açıklama, başta Türk siyaseti, medyası ve dünya basınında yankılandı. Biz bu açıklamanın küstahlığı ve çekmeye çalıştığı ilgiden ziyade tutarlılığı konusunda bir kaç şey söylemek isteriz. Üç din açısından da ciddi önem arzeden Suriye toprakları, İsa (as) peygamberin doğduğu Celile’nin de dahil olduğu, muhteşem bir tarihi barındıran, lâkin son dönemde boynu bükük kalmış muazzam bir coğrafyaydı. “Muazzam bir coğrafyaydı” diyorum, çünkü doğal güzellikten ziyade, çok uzun zamandan beri bir çok kültürün barış içinde yaşıyor olması, çok daha önemli. Suriyeliler, Roma döneminden bu yana, tarihi, sosyal ve siyasi anlamda, çatısı altında bulundukları tüm devlet ve imparatorlukların, kontrolü kolay olduğu için, açıkçası çokta eyvallah etmediği, en son Osmanlı toprakları içinde yer almış, Türklerle de barış içinde, uzun yıllar boyunca yaşamışlardı. Buna sebep olarak, farklı din ve kültürlerin birbiri ile saygı içinde yaşamayı bildiği en güzel Osmanlı şehirlerinden biriydi Suriye.
Başlıcaları Suriyeli Araplar, Kürtler, Türkmenler, Süryaniler, Ermeniler, Çerkesler, Sâbiîler ve Yunanlar olmak üzere çeşitli etnik ve dini gruplara ev sahipliği yapmış olan Suriye halkının, bugün savaşın o kadar yaktığı cana rağmen yinede yüreği barış için atmaktadır.
Suriye Meclisi’nde yer almak ve söz söyleme hakkını kendilerinde bulan Meclis üyeleri bilmelidirler ki, Ülkemiz topraklarına zorla zorbalıkla katılmamış olan Hatay, referandumla bir Türk yurdu olmayı tercih etmiştir.
Türkler, hiçbir zaman işgalci ve almış olduğu toprakları sömüren bir millet olmamıştır.
Türkler, Hacı Bektaş-ı Veli, Yunus Emre, Mevlâna gibi düşünürleri ile önce gönülleri fetheden, yöneticilerinin, fethettikleri topraklara götürdükleri adalet ile dünyaya örnek olmuş bir kavimdir. Nitekim Mustafa Kemal ATATÜRK’ün bu konuda göstermiş olduğu yoğun çabalar ve Tayfur SÖKMEN gibi güzel insanlar sayesinde Hatay, daha öncede olduğu gibi o güzel insanları ile ülkemiz toprağı olmuştur. Bu konuda döneminde, hem Fransızlara karşı çok mücadele vermiş, hemde Hatay Devlet iken Cumhurbaşkanlığını yapmış, daha sonra TBMM’de vekillik yapmış olan Tayfur SÖKMEN’ide rahmetle anıyoruz.
Barış ve kardeşlik içinde yaşamak istediğimiz, şu anki savaş halinin bir an önce bitmesi için attığımız adımların ve dünya çapında gösterdiğimiz barışcıl mücadelenin yavaş bir şekildede olsa, karşılıkta bulduğu şu günlerde, kendilerine edinmiş oldukları “Karga”dan farksız kılavuzları ile Suriye Meclisi’nin, son dönemde Hatay nüfusunda (yine devletimizin göstermiş olduğu teveccühle) Suriye’li kardeşlerimizin oranının artıyor olmasının, kendileri lehine bir süreci tetikleyeceğini düşünüyor olmaları, Suriye Meclisi’nin apaçık bir basiretsizlik sergilediğinin kanıtıdır.
Bu kadar insanın Suriye’den kaçıp Türkiye’ye sığınmasının kendileri ve Beşar Esad yönetimi yüzünden olduğunu ne çabuk unuttular…
Ayrıca, çok düşük bir ihtimalde olsa, olası bir savaş halinde, bizlerle mücadele etmenin ne kadar baş ağrıtacak sonuçları olduğunu, “Çarşıda pilav yiyelim derken, evdeki bulgurdan olabileceklerini”, lütfen hesaba katsınlar ve ona göre açıklamalar yapsınlar.
Kaynak: Burak EROLOĞLU Youtube Kanalı
- 2 Ekim 2025
Afet Gerçeğimiz ve Yapısal Farkındalığın Önemi
- 17 Nisan 2025
Zigguratlar: Antik Dünyanın Yapay Dağları
- 8 Aralık 2024
II. Dünya Savaşı’nda Willys MB Jeep’in Tarihi
- 19 Kasım 2022
İnsanoğlu’nun En Etkili Silahlarından Biri: “Dişilik”
- 1 Mart 2022
